Nefret ediyorum her şeyden. Kurtulmak istiyorum cidden kurtulmak istiyorum. Annemle kavga ettik yine. Bana sürekli yalan söylüyor ve üstüne üstlük bugün beni babaannemin ölümü ile suçladı. Ben de ona bizi ona bırakmasaydın babaannemin başına kalmazdım dedim. Sonra o da çalıştığım için bıraktım keyfimden değil dedi ve ben de ona ağıza alınmayacak şeyler söyledim. Ama çok sinirliydim. Sürekli abimi benden üstte tutmaları, bana güvenmemeleri ve ayrımcılıkları bıktırmıştı beni. Ben de anneme patladım. Çünkü sorunun sadece bende olduğunu ve onun hiçbir sorunu olmadığını diretti. Ki bence annem sağlıklı bir birey değil. Güya psikolog anneme yaşadığımız bir olayda gösterdiği tutumun (burda bahsedemeyeceğim ama kime sorsanız haksız olan bir davranış) doğru olduğunu ve psikoloğun da aynı durumda kalsaydı aynısını yapacağını söyledi. Ayrıca odamın dağınık olması da anneme göre psikolojik bir bozukluktu. Odam dağınık olduğu için deliydim ben. Ayrıca annem ben küçükken odamın fotoğraflarını da çekerdi ve bazı kişilere atardı. Bu da beni çok üzerdi çünkü odam benim özelimdi. Başkalarıyla paylaşması beni rahatsız ediyordu. Şimdi annem beni odamdan (odasından) attı. Tam attı da sayılmaz, dolabını düzenleyecekmiş. Bu arada %100 eminim bu konuştuklarımızı abime, babama, tolga abiye ve arkadaşlarına sadece benim yaptığım hataları anlatarak beni iğrenç biriymişim gibi gösterecek herkese. Güvenmiyorum abi, ne aileme ne de arkadaşlarıma. Sadece kendime güveniyorum bu hayatta artık. Başkasına da ihtiyacım yok olmayacak da. Bi de telefon şifresini benim doğum günüm yapmış gösteriş yapmak için. Halbuki bir önceki gelişimde telefonunun ana ekranında abim vardı. Bu konuşmamızda da abime güvendiğini, ona her şeyini anlattığını konuştuk. Abim bir gün annemin yanında ağlamaya başlamış durduk yere. Annem de noldu falan filan demiş. Abim de sana ağlıyorum hiç kimsen yok demiş. Annem de abin böyle derken sen niye beni hiç anlamıyorsun diyor. Halbuki annemi en iyi ben anlıyorum. Sadece onun yanında ağlamıyorum. Ne annem, ne babam, ne de abim biliyor benim ağlamalarımı. Kaç kere ağlamışımdır anneme üzüldüğüm için bilmiyorum. Ama annem beni acımasız, duygusuz, empati yeteneği sıfır birisi olarak düşünüyor. HER ŞEYİ benden biliyor. Ama gerçekten her şeyi. Az önce, dolabını düzenlerken, dolabının karışık olduğunu gördü ve Phoenix, buraları sen mi böyle dağıttın dedi. Ama oraları abim çarşaf ararken dağıtmıştı. Ondan önce de bir çantası (güya tuvalete koyduğu bir çantası) dolabından çıktı veeee bilin bakalım kim onu oraya koymuştu. Tabii ki Phoenix. Burdan anlattığımda gayet normal şeylermiş gibi görünebilir fakat belli bir ses tonuyla söylüyor bunu. Suçlar gibi. Sanki beni yaparken görmüş ve karar vermiş gibi benim yaptığıma. Ayrıca abim bana hakaret ettiğinde, annem ve babam hep abimi korur. " O hep öyle şeyler söylüyor alınma sen de" derler. Ama ben onların biricik oğullarına bir şey söylediğimde bana demediklerini bırakmazlar. Abimle kavga ettiğimizde bana sürekli "biriniz deliyse biriniz akıllı olsun" derler. Ama neden hep ben akıllı olmak zorundayım? Neden hiç abim beni alttan alamıyor? Neden ben hep ailenin sorunlu, problemli çocuğu olarak görülüyorum?...Abim bu sene YKS ye girdi ve gram çalışmadığı için mezuna bıraktı. Bakalım bana gelecekte aynı şansa sahip olacak mıyım? Kesinlikle hayır. O zaman geldiğinde de bana derler " Abin kötü yaptı tek umudumuz sensin, hayal kırıklığına uğratma bizi." diye. Hep ben, hep beni, hep ben. Bıktım artık. Bağırmalsrım, ağlamalarım, çığlıklarım duyulmuyor bu evde. Eğer gelecekten umudumu kesmiş olsaydım kesinlikle her şey çok farklı olurdu. Şimdi sadece sabrediyorum. Olmasını hayal ettiklerim olana kadar sabrediyorum. Ama eğer geleceğim hayal ettiğim kadar mükemmel olmazsa işte o zaman ne yapacağımı bilmiyorum. Belki de kendimi tek bir hayale bağlamamalıyım. Ama eğer başka planlar yaparsam ilk yaptığın planın başarısız olmasından korkuyorum. Hem de çok...
Moments & Memories
! Kullanılan Emojiler ve Blog Başlıkları İroni Amaçlıdır !
24 Haziran 2025 Salı
30 Ocak 2025 Perşembe
Selam yine ben ama bu sefer uzucu haberlerle…
Prodigy ’yla eskisi kadar yakin degiliz. hyperionla da bayadir konusmuyoruz. En son bulusacaktik Prodigy, Salak, Hyperion ve ben. Son dakika Prodigy, cani sikildigi icin, Salak’la kavga etti ve bulusamadik. prodigyyle salak, kesin olarak ayrildi ve bu yüzden hyperionla konusmuyoruz. 2 hafta oldu konusmayali. Bu arada ayrilma konusmasi falan da yapilmadi. Aksam seni seviyorum yazan adam, sabah hicbir sey yazmadi ve bitti. Belki de bir anda ortadan kayboldugu icindir bilemiyorum ama ben onu ozluyorum. Birkac gun once, bir kizin dogum gununu kutladi instagramdan. Ben hikayeyi gordukten 1-2 dk sonra hikayeyi ya silmis ya da benden gizlemisti. Tum gece uyuyamadim, hep dusundum o kiz kimdi diye. Dun Nisa diye bir arkadasim yazdi. Nisa’yla cok yakin degilim. Neyse, bu Nisanin sevdigi bir cocuk varmis. Onunla bulusacaklarmis ve bir arkadasi da gelecekmis. Beni cagirdi. Normalde hic gidesim yoktu ama daada bulusacalarmis. ada, hyperionla ilk karsilastigim yer ve hyperionlar hep oralarda takiliyorlarmis. Belki hyperionu gorurum ve bir konusma firsatimiz olur diye kabul ettim. Umarim Hyperion da adada olur ve karsilasiriz.
Bu arada x yazdi. Beni ozledigini ve tekrar olup olamayacagimizi sordu. Baya konustuk. Sonuc olarak ben arkadas kalmamizin cok daha iyi olacagini soyledim.
Ara tatil geldi ve Eve, prensesin yanina gittim. Cok ozlemisim onu. evdeyken annemle Kibrisa gitmeye karar verdik. Boylelikle ilk defa yurt disina gittim. Tabii Kibrisi yurt disi olarak sayarsak.
Bunlari ev2 ye giderken ucakta yaziyorum. Ve hala hyperionu dusunuyorum. Acaba karsilasacak miyiz, karsilasirsak ne soyleyecegiz veya hala konusmayacak miyiz, onu gorursem selam vermeli miyim yoksa gormezden mi gelmeliyim bilmiyorum. Öküz herif, sevmiyorsan neden seviyorum diyorsun, seviyorsan neden yazmiyorsun, konusmuyorsun benimle? salağın anlattigina gore de sevmisti beni. Seven insan boyle birakir mi, bir gorusuruz bile demeden, sap gibi? Sevmeyen insan seviyormus gibi hissettirir mi, bakar mi seviyormus gibi ?
12 Ocak 2025 Pazar
...
Yeni haberlerim var. İlk olarak Sırıkla sevgilisi ayrılmış. Cuma günü Lala söyledi ama tam net bir bilgi değil. Ayrılsalar da birkaç hafta veya ay sonra barışacaklarını biliyoruz. Ben 2 aya barışırlar diyorum, Lala 2 ay bile sürmez diyor. İlerleyen zamanlarda update edeceğim bu bilgiyi. Okul başlayalı neredeyse 4 ay oldu ve hala sevmediğim kişiler aynı. Sadece listeye birisi daha eklendi. Adı bolşevik.
Aslında arkadaşız ama bazen çok sinir bozucu olabiliyor. Onun istediği olmayınca üzülüyor, söylediği bazı şeyler beni rahatsız ediyor ve (Lala söylemeseydi asla farketmezdim) her şeyi bilmek, her şeyin içinde olmak istiyor. Geçen merdivenlerden çıkarken farklı bir merdivenden çıkmak istedi. Çıkmak istediği merdivende çok daha fazla basamak var ve ordan çıkmak daha yorucu. O yüzden ona isterse ordan çıkabileceğini ama ordan çıkmak istemediğimi söyledim. Sonuç olarak ikimiz de aynı yere çıkıyoruz, ayrı kalma süremiz max 3 dk. Kabul etmedi, kolumdan çekip oraya götürmeye çalıştı. Ordan çıkana kadar kolumu bırakmayacağımı söyledi. Bir de geçen gün, hyperion' la buluşacağım gün, özellikle uyardım saçıma dokunmasan olur mu, kabarıyor diye. Her teneffüs saçımla oynadı, yapma dememe rağmen. Ayrıca Lala onunla arkadaş değil ama her konuştuğumuzda (konuştuğumuz şeyler Lala' nın özeli oluyor genelde ve paylaşmak istemiyor) yanımıza gelip sürekli sorular soruyor. Lala da en sonunda patladı. Dünyanın en sakin insanlarından birisidir Lala. İlk kez sinirli görüm onu. Kıbrıs' ya "Biraz müsaade eder misin, özel bir şey konuşuyoruz ? " dedi. Yazıdan pek anlaşılmıyor ama sesini yükselterek dedi bunu.Kıbrıs o seferlik gitmiş olsa da her konuştuğumuzda yanımızda bitiyor ve Lala'nın sabrı taşmak üzere. her seferinde uyarıyor onu. Neyse Hyperion a gelelim.
Hyperion la ilişkimiz kötü gidiyor. İlk başlarda konuştuğumuzdan çok daha az konuşuyoruz. Hala bana prenses diyor ama ilk zamanlardaki kadar çok yazmıyor, umursamıyor. minyonlar benim paranoyak olduğumu söylüyor ama hissediyorum işte. Mesela dün akşam eve gidince yazarım yazmasına rağmen yazmadı. Yazdığımda cevap vermedi, şarjı bitmiş. Bu bana çok saçma geliyor. Tamam evet şarjı bitmiş olabilir ama ne bileyim. Geçen gün de yazmadı, annesiyle tartışmış. Bu da çok olağan şeyler ama bana hiç inandırıcı gelmiyor. Hala çıkma teklifi etmedi. Eskiden mesajların sonunu uzatarak yazardı, artık o da yok. Neyse yarın buluşacağız zaten. Eğer soğuk davranırsa bitireceğim bu olayı. Olayı diyorum çünkü ortada ne bir ilişki var ne de bir şey... İlişki demişken x yazdı dün akşam.
Dün kızlarla buluşup korku evine gittik. Çok güzeldi bence ama biraz erken çıktık. Yine olsa yine giderim. Neyse eve geldik, telefona baktım ve bir mesaj. x "Phoenix naber, okul nasıl gidiyor merak ettim seni ?" yazmıştı. Normal konuştuk. Sonra hoşlandığın birisi var mı diye sordu. Yok dedim. O " Benim var." dedi. Anlamadım başta. Sonra "Senden sonra birisinin olması zor. Ben seni hala seviyorum. Özledim seni." yazdı. Baya konuştuk ve onu ikna ettim arkadaş kalmaya. Seversek hallederiz dedi ama ben böyle bir şeyin olmayacağını söyledim. Bence ikimiz için de iyi oldu. Yapamayacaktık.
Bu arada prodgyyla da aramız kötü. Yani konuşuyoruz hala ama konuştuğum kişi eski prodgy değil sanki. Yazdığım zaman bakmıyor, baksa da görüldü atıyor, geleceğim diyip gelmiyor. Annem bütün bunlar yaşanmadan önce bana prodgyle görüşme demişti. Belki o sözünden etkilendim bilmiyorum ama hiçbir şey eskisi gibi hissettirmiyor. Bilmiyorum ama umarım prodgyi kaybetmem.
Yeni gelişmeler olursa haber veririm. O zamana kadar görüşmek üzere..
31 Aralık 2024 Salı
Kış Ayazı
24 Kasım 2024 Pazar
Eee Daha Daha Nasılsınız?
Selaam, neler oldu neler.. Bayadır yazamıyorum okulun yoğunluğundan. X'la ayrıldık. x'la ayrılma olayına çok üzülmedim çünkü okul yüzünden haftada 1-2, hatta bazen hiç, konuşmuyorduk. Onu seviyordum fakat ayrılmamızın asıl nedeni bence annesi. Annesi x'ı, X annesini takıntılık derecesinde seviyor. Annesini sevmesi kötü bir şey değil tabii ki fakat aralarında anne - çocuk ilişkisinden çok karı-koca ilişkisi varmış gibi. Annesi beni oğlundan kıskanıyor, haftada sadece birkaç dk konuşmamıza rağmen çok konuştuğumuzu, x' ın dikkatini dağıttığımı söylüyor. Ben de ayrıldım x ten. Tabii ki x' ın haberi yok ayrılmamızın sebebinin annesi olduğundan, aralarını bozmak istemedim.
Gelelim diğer konulara. Sırık (ona mecburen takma ismiyle hitap etmek zorundayım, çevresi geniş) benimle konuşmuyor. x le sevgili olduğumu öğrendiğinden beri max 2-3 kere konuşmuşuzdur. Ben galiba Sırık'tan hoşlanıyorum (ordan çok kötü görünüyor olabilirim, sonuç olarak x le ayrıldıktan birkaç ay sonra başkasından hoşlanmaya başladım. Ama bilmiyorum. Kendimi çok suçlu hissediyorum bu yüzden ve bence tam olarak bir hoşlantı değil benim yaşadığım. Okulda o kadar çok shipleme oldu ki sıkırla benim hakkımda. Onlar aklımı karıştırdı.) Asıl berbat olan birkaç hafta önce Fısfıs' un (arkadaşım) da ondan hoşlandığını öğrendim. Tabii ki ona benim de Sırık'tan hoşlandığımı söylemedim, kimseye söylemedim. O yüzden her şeyi kendi içimde yaşayıp bitirmem lazım. Sonuç olarak arkadaşının hoşlandığı, ex olduğu ve sevgili olduğu kişiler kırmızı çizgidir.
Neyseeee.... HAYATIMDA İLK KEZ MUN E KATILDIMM. Çoook güzeldi. Hiç konuşmadım ama çook eğlendim. Yeni insanlarla tanıştım, ilk defa partiye katıldım, oyunlar oynadık, gossip box çok güzeldi. Beni Slovakya' yla shiplediler. Çocuğu hatırlamıyorum. Tek kötü tarafı partinin çıkışıydı. Saat 22.10 gibi çıktık. Ben babamı aradım beni gelip alması için. Kapıda beklemeye başladım. Clever abinin (babamın iş arkadaşı) arabasına çok benzeyen bir araba geldi durdu önümde. Ben de kapıyı açtım tam binecektim ön koltuktakilere bakmak istedim. Neden bilmiyorum tam emin olmak istedim babam mı diye. Değilmiş ve iyi ki bakmışım o ön koltuk camlarına (camlar siyah şeylerle kaplıydı bu yüzden arabaya binerken arabadakileri görmemiştim) Tam ön camlara bakmak için geri çıktığımda camları açtılar ve 2 tane orta yaşlı, sarhoş adamlar vardı ve bana arabaya binmemi söyledi. Çok korktum ve yok diyip hemen okulun içine girdim. Çok iğrenç bir duyguydu ve hayatım boyunca beni arabaya çağırdıkları anı unutamayacağım büyük bir ihtimalle. Umarım diğer katılacağım MUN'ler bundan iyi geçer.
Hayatım özetle böyle geçiyor. Umarım her konu hakkında yeni yeni gelişmelerle yazarım bir sonraki kısıma. Görüşürüz <33
21 Eylül 2024 Cumartesi
We successfully survived second week of school :)
Selaam, uzun süre sonra tekrar yazmaya karar verdim. Okullar açıldı hatta 2 hafta geçti bile. Biraz okulumu tanıtayım. Aşırı büyük bir okul ve maalesef bir sürü merdiven var. Nefret ediyorum her gün o kadar merdiven çıkıp inmekten. Birkaç arkadaşım oldu. Hatta bazılarıyla 2 kere buluştuk bile.
İlk günüm çook stresli geçti. Bana kimse ilk gün formayla gelmem gerektiğini söylememişti bu yüzden aşırı absürt bir kıyafetle gittim; siyah pantolon, bordo bir body ve " ikonik " deri ceket. Aşırı utandım çünkü tek bu şekilde giyinen bendim. Ha bir de babam beni yanlış sınıfa bıraktı. O yüzden ilk dersimi farklı bir sınıfta geçirdim. Sonra törene indik. Bir hoca geldi yanıma ve adımı sordu. Söyleyince sıradaki çocuklara gidip " Bakın, bu Phoenix. Arkadaşınızı da aranıza alın." dedi. Çok utandım, garip bir sessizlik yaşandı. Kimse de kaale almamıştı zaten. Neyse sınıfa gittik bir şekilde. Yanımda sırık (ona böyle diyeceğim) ve arkadaşları oturuyordu. Sırıkla ilk günden birkaç konuşmamız oldu, hangi takımı tutuyorsun vs. gibi. Sonra sırığın arkadaşlarıyla konuşmaya başladım. Arkadaş mıyız çok bilmiyorum ama tatlı insanlar. Zaten ilk buluştuğum ekipte sırığın yanında oturan izmir vardı. İzmir ismi kulağa kız ismi gibi gelse de başka lakap bulamadım onun için. Aşırı komik birisi. Onunla aslında sıkır sayesinde değil de ikizi sayesinde tanıştık denilebilir. İkizi bizim yan sınıfta. Ona da minik diyelim (ben ilk başta İzmirle Miniği sevgili sanmıştım. İkiz olduklarını öğrenince çok şaşırdım). Neyse aralarında en çok ilgimi çeken Sırık. Çok garip birisi. Bir gün çok iyi davranıyor, şakalar yapıyor. Bir başka gün yüzüme bile bakmıyor. Hee bir de bu Sırığın bir eski sevgilisi var. Bana baya soğuk davranıyor. O da garip bir kişilik. İnstagramdan istek attı birkaç gün önce. Hani tanımadığın bir kıza neden istek atarsın ki ? Bu bana aşırı saçma geldi. Bana istek attıktan bir sonraki gün yemekhanede ona selam verdim. Bana aşırı iğrenç baktı. Şu an nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum ama anlarsınız ya. Ha ayrıca geçen gün bir olay daha yaşandı (olay yaşanmadığı gün yok). Biz tam sınıftan çıkarken karşımda bir çocuk dikilmiş bana bakıyordu. Uzun süre göz göze bakıyorduk çocukla. Bende de şey var bizisiyle uzun süre göz göze bakınca ortamdaki sessizliği bozmak için bir şey söylemem gerekiyormuş gibi hissediyorum. Benim de dikkatimi çocuğun kulağındaki çiçek çekti. O yüzden ben de "kulağındaki yakışmış, açmış seni." diyip güldüm ama tamamen dalga geçme amaçlıydı. Birkaç teneffüs sonra Sırık beni koridora çekti. Çocuğun sevgilisi bunu duymuş. Aşırı kıskanmış ve sinirlenmiş. Ben de Sırığa " kızı çağır konuşalım" dedim. Kızla konuştuk, kız beni çok dinlemedi tabii ki. Ama suç bende, gerizekalı neden gidip insanlara laf atıyorsun salak.
Kısacası böyle. Buraya yazmayı özlemişim. Anlatmadığım daha çok kişi var ama anlatılacak bir şeyleri o kadar da yok zaten. Tekrar yazacağım ama şimdilik görüşmek üzere 💗
31 Ağustos 2024 Cumartesi
Beni Benden Alırsan Seni Sana Bırakmam
Az önce bir şey fark ettim. Herkesin özelliklerini gerek övdüm gerek yerdim. Ya kendim? Kendim hakkında hiçbir şey anlatmadım. Ben çok inatçı birisiyim, sinirlenince söylemek istemediğim şeyleri söyleyebiliyorum ve bu özelliğimi hiç sevmiyorum. Çünkü özür de dileyemiyorum ve bu beni üzüyor. Ben gereksiz bir şekilde her şeye karışıyorum. Eğer bir yerde birisine haksız yere bağırılıyorsa, kızılıyorsa vb. hemen müdahale ediyorum. Bu özelliğimi okula başladığımda kazandım ve ilk kez başım belaya 2.sınıfta girdi, çok net hatırlıyorum o anı. 6.sınıftan birkaç çocuk aslında çok da sevmediğim ama bizim sınıftan olan bir kızın kafasına basketbol topu atmıştı. Ben bunu duyunca hemen aşağıya inmiştim. "N'apıyorsunuz siz?" falan dediğimi hatırlıyorum. Ya senin daha yaşın kaç başın kaç. Neyse onlar da ters bir cevap vermişti. Sonra ben onlara daha ters bir cevapla karşılık verince ilk kafamı yemiş oldum. Çok net hatırlıyorum önce pembe kareli gözlüklerimi yere atıp sonra kafa atmıştı bana. Tabii yiğitliğe bok sürdürmek yok. Hiç ağlamadım, canım yandı ama etrafımda o kadar insan vardı. Rüzgar diye bir çocuk vardı o vermiş gözlüklerimi. "Neyse en azından kırılmamışlar."deyip gülümsediği anı hatırlıyorum. Her neyse konumuza dönelim. Dediğim gibi bu huyumu sevmiyorum yani sana ne insanlar ne yapıyorlarsa yapsınlar. Her şeyde bir adalet arama huyumu sevmiyorum. Evet bu bazen güzel olabilir ama okulda hiç de öyle değil. Ama benim yapım bu. Kurtla kuzu masalını bilirsiniz (adı bu değildir büyük ihtimalle ama anlatınca hatırlayacaksınız eminim). Bana çocukken uyuyayım diye anneannem bu masalı anlatırmış. Ben de " Ee ama kurda da yazık değil mi? Evet çocuklarını yemiş ama kurdun karnına taş dikmek yerine konuşsalarmış keşke kurt anlardı belki yaptığı hatayı. Kurdun derede boğulmasına sebep oldular." diyip üzülüyormuşum. Eh bu çok adalet denilir mi bilemem ama yine de bence bir 'çocuk' masalında dereye düşüp ölmesi hiç hoş değil. Konuşup anlaşıp arkadaş olabilirlerdi belki. En azından daha uygun bir son olurdu bu.
Hep sevmediklerimden bahsettim. Biraz da sevdiklerimden bahsedeyim. Öncelikle hayvanseverim, özellikle de köpeklere bayılırım. İyi bir insanım. Hmm bunu biraz açmam lazım sanırım. Yardıma ihtiyacı olan birisini asla geri çevirmem, çeviremem. Birisinin dış görünüşü hakkında tek başıma olsam dahi yorum yapmam. Çünkü o onun bedeni, ne beni ne de bir başkasını ilgilendirmez. Asla ve asla bir erkeğe kendimi beğendireceğim diye bir kadını yermem, aşağılamam, hakaret etmem. Edilmesine de izin vermem. Hırslıyım, bazen bu sevmediğim bir özelliğim olabiliyor ama genelde seviyorum. Beni hayatta hep bir adım önce taşıyor. Sevmediğim tarafıysa sırf hırsımdan ve inadımdan hiç yapmayacağım şeyleri yapıyorum. Yani kısaca bana yapma de ve izle diyenlerdenim.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar, arkadaşlar yazısında olduğu gibi bu yazıda da aklıma geldikçe eklemeye çalışacağım. Tekrar yazıncaya dek görüşmek üzere 💋💋
Nefret ediyorum her şeyden. Kurtulmak istiyorum cidden kurtulmak istiyorum. Annemle kavga ettik yine. Bana sürekli yalan söylüyor ve üstüne...
-
Nefret ediyorum her şeyden. Kurtulmak istiyorum cidden kurtulmak istiyorum. Annemle kavga ettik yine. Bana sürekli yalan söylüyor ve üstüne...